Haber

Dolandırıcı kuyumcudan mahkeme heyetine pişkin sözler


Diyarbakır’da saadet zinciri bir yöntemle mülki idare amirleri, yargı ve emniyet mensupları gibi birçok kamu çalışanlarının birikimlerini, “Paranızı çalıştıralım, size banka mevduat faizlerinin çok üzerinde kar payı verelim” diyerek 300 milyonluk vurgun yaptıkları belirlenen ikisi tutuklu yedi sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmada para kaptıran mağdurlar tek tek dinlendi. Dolandırıcılığın elebaşlarından tutuklu sanık Zülfikar Ortaç’ın mahkeme heyetine karşı sözleri ise şok etkisi yarattı.

Ortaç, duruşma günü beklenmeden kardeşi Zülküf’ün tahliyesiyle ilgili mahkemeyle adeta pazarlık yapacak sözler sarf etti. Ortaç, “Benim suçlandığım bir dosyada olayla alakası olmayan birinin tutuklu olması mantıklı değil. Bu nedenle mağdurların kardeşim Zülküf’ten neden halen şikayetçi olmalarını anlamış değilim. Ben, bizde alacağı olan mağdurlarla ilgili ilk uzlaşma şartımın kardeşim Zülküf’ün tahliye edilmesi halinde oluşacak iyi niyet tablosuna göre bizimde adımlar atılacağımız yönündeydi” dedi.

Bu sözler milyonlarca lira para kaptıran mağdurların tepkisine neden oldu. Mağdurlar, “Milyonlarca lira dolandırıcılık yapmaktan tutuklu birinin mahkeme heyeti huzurunda böyle bir savunma yapması kabul edilemez” diyerek mahkeme heyetiyle pazarlık yapan sanıkla ilgili CİMER’e de şikâyette bulunacaklarını ifade ettiler. Aynı dosyada tutuklu yargılanan Zülküf Ortaç’ın kısa süre önce duruşma günü beklenmeden, savcıdan mütalaa bile alınmadan jet hızıyla tahliye edilmesi mağdurların tepkisine neden olmuştu.

GEÇEN DURUŞMADAKİ SÖZLERİNİ İNKAR ETTİ

Çok sayıda kamu görevlisinin katılımıyla görkemli bir açılış sonrasında milyonlarca liralık vurgun yaptıktan sonra kaçtıkları Adana’da yakalanan Zerya Kuyumculuk sahipleri Zülküf ve Zülfikar Ortaç kardeşlerin de aralarında bulunduğu 7 sanıklı davaya Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Zülfikar Ortaç’ın mahkeme heyetiyle adeta pazarlık yapar gibi sözleri damgasını vurdu.

Sanık Ortaç, “Algı üzerinden dezenformasyon yapmıyorum. Söylenen ütopik şeylere katılmıyorum, bu olay alacak-verecek davasıdır, 1 yıldır tutukluyum, samimiyetle her şeyi anlattım. Kardeşim Zülküf ortağım değildir. Benimle tutuklu yargılanırken bu suçla alakasının olmadığını, serbest bırakılmasının mantıklı olacağını söyledim. Siz de tahliye ettiğiniz. Eğer çantalar dolusu altını gömüp saklasaydık, Zülküf cezaevinden çıktığında bu paraları mağdurlara verip zararlarını karşılardı. Benim suçlandığım bir dosyada olayla alakası olmayan birinin tutuklu olması mantıklı değildi. Bu nedenle mağdurların kardeşim Zülküf’ten halen neden şikâyetçi olduğunu anlamıyorum. Benim davayla ilgili ilk uzlaşma şartımın Zülküf tahliye olduktan sonra oluşacak iyi niyet tablosuna göre adımlar atacağımızdı. Ben kardeşimi bırakın, mağdurların zararı giderilsin demedim” diyerek bir önceki duruşmadaki sözlerini inkâr etti.

BİZİ İKİNCİ KEZ KANDIRDI

Mağdurlar ise sanığın kendilerini ikinci kez kandırdığını, kardeşinin tahliye edilmesi halinde zararın giderileceği sözünü verdiğini, ancak kardeşi duruşma günü bile beklenmeden tahliye edilmesine rağmen halen zararlarının karşılanmadığını belirttiler. Mağdurlar tahliye edilen Zülküf Ortaç’ın yeniden tutuklanmasını talep ettiler.

SPK VE HAZİNE BAKANLIĞINA İHBAR YAPILMADI

Mahkeme heyeti ise bu talebi reddedip sanık Züfikar Ortaç ile Serdar Adıgüzel’in kuvvetli suç şüphesi, somut delillere göre suçun alt ve üst sınırı da dikkate alındığında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağından tutukluluk hallerinin devamını kararlaştırdı. Mahkeme, mağdur avukatlarının suçtan zarar gören Hazine Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu’na davaya katılma talepleri olabileceğinden ihbarda bulunulması yönündeki talebi ise suçun dolandırıcılık suçu olması ve SPK ile Hazine Bakanlığını ilgilendiren bir durum olmadığından talebin reddine karar verip duruşmayı erteledi.

NORMAL BİR TİCARİ FAALİYET DEĞİL

İddianamede, altın ve paraların kaçırılmasında aktif rol alan Zülküf’ün kaçış öncesi de hesabındaki parayı sıfırlamış olmasıyla doğrudan suçun içinde olduğu ifade edildi. Sanıkların yaptıkları işin normal bir ticari faaliyet olmadığı, parasını aldıkları mağdurlara göstermelik bir miktar para verip yersiz bir algı oluşturup güven telkin ettikten sonra asıl amaçları olan daha çok para girişini sağladıkları ifade edildi. İddianamede sanıklarla mağdurlar arasında normal bir ticari ilişki olsaydı, sanıkların para ve altınları işyerinden kaçırmak, banka hesaplarını sıfırlamak yerine mağdurların alacaklarını kısmen de olsa karşılama iradesini gösterebileceklerine dikkat çekildi.



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle takipçi satın al tarot fal baktır